WING CHUN-BEDENSEL VE RUHSAL DİNLENME YÖNTEMİ
ANTİ-STRES PROGRAMLARI
Sosyal ve ekonomik problemler, toplumsal
ilişkilerin giderek dejenere olması, bireylerin ruhsal yönden
yıpranmasına neden olur. Bu yıpranmanın getirdiği en önemli rahatsızlık
strestir. Sorunlara paralel olarak stresin temposunun artması
psikolojik problemleri, özel ve iş hayatında başarısızlıkları,
umutsuzlukları da beraberinde getirir. Ruhsal olarak ortaya çıkan
bu durum, kişiyi fiziksel olarak da etkileyebilir ve birçok hastalığa
yakalanmasına neden olabilir. Nitekim, stresin birçok hastalığın
başlangıç aşamasını oluşturduğu bilim adamları tarafından da tespit
edilmiştir. Stres korkunç boyutlara ulaşmadan önce engellenmeli
ve ona karşı etkili bir savunma mekanizması geliştirilmelidir.
Wing Chun düşüncesinin 300 yıl önce strese karşı geliştirdiği
bu savunma modeli, bütün dünyada işadamları, bilim adamları gibi,
günlük hayatı stresle iç içe olan birçok kesim tarafından uygulanmakta
ve başarılı olmaktadır.
Wing Chun'un bedenin ruhsal yönden dengesini
sağlayan özel eğitim programları, form çalışmaları ve birebir
kurulan konsantrasyon çalışmaları sayesinde stres etkisiz hale
getirilmekte, bireyler özel hayatlarında ve iş hayatlarında daha
başarılı olabilmektedirler.
Wing Chun'un anti-stres programları, kişiye
olaylar karşısında daha soğukkanlı olma, kendine güvenme ve kararlı
olma öğretisi sunar. Bu öğreti, bedensel ve ruhsal anlamda devamlı
gelişmeyi hedefleyerek, kişinin içsel enerjisinin ortaya çıkmasını
sağlar. İçsel enerjiyi hisseden hisseden kişi yaşamın getirdiği
zorluklara karşı daha hazır ve güvendedir.
FİZİKSEL GELİŞİM-KONDİSYON
PROGRAMLARI
VE YAŞAM FELSEFESİ
Wing Chun düşüncesi içinde bireyin fiziksel
bütünlüğünü oluşturan kas ve eklem yapısının güçlü olması, kondisyon
yönünün pozitif olması çok önemlidir. 5 yaşından 75 yaşına kadar
toplumun her kesiminden insanlar, sistemin fiziksel yönden gelişimi
sağlayan, efektif kondisyon kazandıran programlarını uygulayabilir
ve verim alabilir.
Özellikle belli bir yaştan sonra ortaya çıkan
fiziksel rehabilitasyon gerektiren eklem ağrıları ve romatizmal
hastalıklar özel çalışmalar sayesinde giderilebilmektedir. Wing
Chun fiziksel ve ruhsal gelişim yönleriyle, savunma sistemi olmaktan
fazlasını içermektedir. Düşünmek ve yaşamaya yönelik, hayata değişik
bakış açıları vardır. Wing Chun'un, kökleri Tao, Budizm ve Konfiçyusizm'e
dayanan prensipleri hayatın her alanında rahatlıkla kullanılmaktadır.
Bunlardan
en önemlisi Yin-Yang prensibidir. Yin-Yang savunma sanatının teorisi
ve pratiğine dayalı bir birimdir. Yaşamsal anlamda da bize karşı
zıt bir kutupla uyum içinde, birlikte hareket etmeyi öğütler.
Yani toplumsal dayanışma ve birliktelik bu prensibin esas çerçevesini
oluşturur.
Wing Chun anlayışında karakter ve kişilik,
bireylerin özgürlüğü çok büyük değer taşımaktadır. Wing Chun'un
temel yapısını oluşturan rahibe Ng Mui, karakterli ve kişilikli
insanları bir çatı altında toplayarak onlara Wing Chun'u öğretmiş
ve bu sayede onlara özgürlüklerini kazandırmıştır.
Yine en önemli Wing Chun öğretilerinden biri,
yaşamın bir amaç üzerin oturtulması gerektiği, amaçsız yaşamanın
insanı belirsizliğe götüreceği fikridir. Bu doğrultuda hareket
eden kişi sorunlara karşı daha mücadeleci, sonuca varıcı kimliğe
kavuşur. Bir başka deyişle, Wing Chun bireye bedensel ve ruhsal
anlamda kendini tanımayı öğretir. Kendini tanıyan kişinin mutluluğu
yakalaması, sorunlara karşı başarılı olması daha kolaydır.
Anna Freud'un şu sözü özellikle bunu çok iyi
tanımlamaktadır: "Güç ve güveni hep kendi dışımda arardım,
ama bunlar insanın içinden gelir. Her zaman oradadırlar.".
|