Turkey Wing Chun Kung Fu Council anasayfası Wing Chun'un savunma düşüncesi ve prensipleri nelerdir? Wing Chun ne zaman, kim tarafından bulunmuş ve yayılmıştır? Grandmaster Yip Man, Grandmaster Ip Ching, Master Ron Heimberger ve Chief Instructor Aydın Erdem'le ilgili bilgiler, biyografileri ve Wing Chun soyağacı Wing Chun'un bedensel ve ruhsal sağlığımız üzerindeki etkileri ve faydaları
Chief Instructor Aydın Erdem'in en son video görüntüleri Grandmaster Yip Man, Grandmaster Ip Ching, Master Ron Heimberger ve Chief Instructor Aydın Erdem'e ait fotoğraf albümleri Master Ron Heimberger ve Chief Instructor Aydın Erdem tarafından yazılmış makaleler Turkey Wing Chun Kung Fu Council'e ait okulların adres, telefon ve ulaşım haritaları Wing Chun hakkında en çok sorulan sorular ve yanıtları
 
 

CESARET

Esas Duygu

Esas duygu prensibi, kendimizi ifade etme veya düşünme yolu gibi basit bir olgu değildir. Bu, insanın tam olarak dürüstlüğünün bir ifadesidir. İnsanın zorluklar karşısında son derece yaratıcı ve güçlü olmasının, zorlukları kendiliğinden doğan çözümlerle aşabilmesinin bir ifadesidir. İnsan zihni bu sayede sakinleşir ve kişi tüm becerisini içinde bulunduğu zor durumu aşmak için kullanır. İnsan zihni tamamıyla sakindir ve kontrol altındadır; zihin önyargılardan, yanlış görüş ve hatalardan temizlenmiştir.

Bu prensipler günümüz genel düşüncelerinden ayrıdır ve bu şekilde kabul görmelidir. Gene bu prensipler, yüzyıllardır devam eden ve belirli bir geleneğe ait olan düzenlerle, modern toplumdaki genel anlayış arasındaki gerçek farkı ortaya çıkarırlar. Eğer saldırganlar, bizim hayatımız boyunca inandığımız ve onlara uyarak yaşadığımız kuralları ihlal ederlerse, kişi kendini bu saldırganlara karşı çok etkili bir şekilde korumak isteyecektir. Bu prensipler sayesinde bu isteğini gerçekleştirebilecek, eşsiz, emsalsiz yöntemler uygulayabilecektir.

Problem

Zihnimizi gölgeleyen ve çevremizde kendimizi korumamız gerektiği gerçeğini kapatan olay nedir? Zihnimizdeki bu yanlış görüşleri nereden elde ettik? Açıkçası problem, bize medya tarafından her gün sürekli olarak verilen sahtece üretilmiş olan düşünceler ve şekiller, kendi popüler kültürümüzün anlayışları ve ömrümüz boyunca onlara uyarak yaşadığımız kurallardır. Savunma sanatları yapan kişilerin sahip olduğu sağduyu, çoğu insana inanılması güç bir olay gibi gelmektedir.

Kendimizi savunmak ile ilgili birçok yanlış görüşe ait örnekler bulunmaktadır. Her dövüş filminde ve televizyon programında bu yanlış düşünceler yaratılmaktadır. Bu programlarda gerçek dışı düşüncelere ve temalara yer verilmektedir. Bu yanlış görüntüler ve şekiller sayesinde insanlar kendilerini yetersiz ve yeteneksiz olarak görmekte, kendilerini savunabilmeleri için çok sıkı çalışmaları gerektiğini, mükemmel derecede teknik bilmeleri gerektiğini ve birtakım mistik antrenmanlar yapmaları gerektiğini düşünmektedirler. Bu gerçekle çok bağdaşmayan bir olaydır. Eski zamanlardaki ustalar, bir dövüş ustasının ancak kendi kontrolünde, istediği gün, istediği kişiye yenilebileceğini anlamışlardır. Bir dövüş ustası ancak kendi kontrolüyle bir dövüşü başlatır, yönetir ve bitirir. Savunma sanatlarında eğitim gören pratisyen öğrenciler belirli prensipler doğrultusunda çalışır. Bu prensipler öğrencilerin mücadele etmelerini, dövüş ortamını kontrol etmelerini ve rakibi en kısa sürede etkisiz hale getirmelerini sağlar. Bu sayede karşılaştıkları tehlikeler büyümeden son bulur ve öğrenciler duygularına yenik düşerek öfkeyle hareket etmezler. Sadece içinde bulundukları durum neyi gerektiriyorsa onu yaparlar, aşırı bir tepki uygulamazlar. Gerçek dünyada ciddi olaylar, ciddi sonuçlar doğurur. Bu yüzden hayatta, kişiler yaptıkları hareketin doğru olup olmadığını düşünmek zorundadırlar; kendi egosunu tatmin eden kişilerin, sadece düşmanı dövmeyi, şiddeti isteyen bireylerin bu sistem içinde yeri yoktur. Bu sistem sadece bizim fiziksel ve ruhsal sağlığımızı korumaya yöneliktir.

Çözüm

Gereksiz duygu ve düşünceler kişinin hareketlerini kontrol etmesine engel olabilir. Bu gereksiz duygu ve düşünceler kontrol edildiğinde kişi, esas duyguya yoğunlaşabilir, tüm yetenek ve becerilerini kontrol edebilir. Kişi kendini kontrol edebilir, çünkü yanlış düşünce ve objelerin gerçek durumu engellemesine izin vermez. Zihinsel iç çevrenin doğru bir şekilde kontrol edilmesi durumu 5. yüzyılda Çin Ordusu'nun generali Sun-Tzu tarafından yazıya geçirilmiş, kodlaştırılmıştır. Sun-Tzu Savaş Sanatı (Art of War) adlı kitabında bu olaydan bahsetmiştir. İnsanda olması ve bulunması gereken vasıfları şöyle özetlemiştir: Alçakgönüllülük (tevazu), karar (niyet), niyet etmek (tasarlamak) ve kıdemlilik (zaman ve rütbe bakımından).

Alçakgönüllülük sayesinde kişi kendi gücüne ve zayıflıklarına saygı duymayı öğrenir. Bu sayede kişi, dünyada kendisinin kontrolünü aşan güçlerin, bilgisinin yetemediği durumların var olduğunu kabul eder. Kişi esas hissini rakibe ve içinde bulunduğu duruma yöneltir. Kişinin asıl niyetini koruması da dövüşün en kısa sürede ve en etkili biçimde sona ermesini sağlar. Rakibi yenmeyi, zorlukların üstesinden gelmeyi ve kesin kararı vermemizi sağlayan motivasyon, hayatın genel ilkelerinden gelir; kendi hayatımız kutsaldır ve ideallerimizi gerçekleştirmek için mücadele etmemiz gerekir.

Esas duygu prensibi, kişinin zihninin belirli bir yöne odaklanmasıdır, kişinin hareketleri ile zihninin bir arada çok uyumlu bir şekilde çalışmasını sağlar. Çoğu kişi, kendileri için önemli olan şeyleri korumak istemektedir. Bu sizin için gerçekten ne ifade etmektedir? Eğer siz ve sevdiğiniz bir kişi caddede yürürken, biri sevdiğiniz kişiye saldırmaya kalkışsa, tüm gücünüzle elinizden geleni yaparak saldırganı durdurmaya çalışmaz mısınız? Bunu yapar mısınız?

Hareket

Çoğu kişi günümüzde tehlikeli olaylara karşı hazırlıklı değildir ve kendilerini korumayı becerememektedirler. Kendi hayatınızı ya da sevdiğiniz bir insanın hayatını savunmak için, tüm isteğiniz ve tüm enerjinizle esas duyguyu kullanmanız gerekmektedir. Bu sayede dövüşü, içinde bulunduğunuz olumsuz durumu, çabuk ve etkili bir şekilde kendi lehinize çevirebilirsiniz. Rakiple yüzleşmeyi önlemek, ciddi hasarı ve tehlikenin boyutlarını arttırmamak için rakibi en kısa ve pratik bir şekilde etkisiz hale getirmek esastır. Tüm yoğunluğunuzu, gücünüzü kullanmak size ruhsal ve fiziksel olarak dövüşte avantaj sağlayacaktır. Bu sayede dövüşte kontrol sizde olacak ve dövüşün ne kadar süreceği sizin inisiyatifinizde olacaktır. Sun-Tzu, bu kişisel savunmanın, kişinin esas duyguyu nasıl uygulaması gerektiğini şiirsel bir formda açıklamıştır: “Rüzgar gibi hızlı, orman gibi muhteşem, ateş kadar agresif, bir dağ gibi sarsılmaz, bulutlar gibi kavranılmaz ve şimşek gibi patlayıcı…”

Eğer bir kişinin düşünceleri ve hareketleri esas duygu prensipleri altında birleşirse, o kişi her türlü zorluğun üstesinden gelebilecek bir duruma gelir. Kendi yaşantımızda cesaretin sadece bir duygu veya bir düşünce olmadığının farkına varmamız gerekir. Cesaret, kişinin amaçlarını gerçekleştirmek için kullandığı bireysel gücün, esas duygu ile birleşmiş halidir.

Ron Heimberger

Makaleler sayfasına geri dön